Kurumsal Yönetişim ve Yönetim Kurulu
Kurucunun zekasına bağımlı olan bir şirket, o kurucu öldüğünde veya hata yaptığında çökmeye mahkumdur; gerçek ölümsüzlük ancak şahısların üstündeki şeffaf ve hesap verebilir bir sistemle sağlanır.
Kurumsal Yönetişim (Corporate Governance), bir şirketin tek bir kişinin tekelinden çıkarılıp, kurallara, denetim mekanizmalarına ve şeffaf bir yapıya kavuşturulması sürecidir. Patron odaklı bir yapıdan sistem odaklı bir yapıya geçiş, büyümenin ve küresel pazarlara entegre olmanın temel şartıdır. 0'dan kurumsallaşmaya giden yolda, şirket ile sahibinin cebinin ve kararlarının kesin çizgilerle ayrılması gerekir.
Yönetim Kurulu (Board of Directors), bu yönetişim mimarisinin tepe noktasıdır. Hissedarların haklarını koruyan, icracı olan CEO'yu denetleyen ve şirketin uzun vadeli stratejik rotasını çizen bir beyin takımıdır. Bağımsız yönetim kurulu üyeleri, duygusal bağlardan uzak, objektif ve matematiksel gerçekleri patronun yüzüne söyleyebilecek dış denge unsurlarıdır.
Kurumsallaşma, bürokrasi yaratmak değil, şirketin varlığını şahısların fani ömründen bağımsızlaştırarak onu kalıcı bir makineye dönüştürmektir. Şeffaflık, adillik, sorumluluk ve hesap verebilirlik, bu makinenin yapıtaşlarıdır.