Aktif Dinleme ve Şiddetsiz İletişim
Sessiz kalmak dinlemek demek değildir; çoğu insan karşısındakini anlamak için değil, sadece kendi cevabını hazırlamak için sırasını bekler.
Kurumsal dünyada çatışmaların kök nedeni genellikle veri eksikliği değil, verinin aktarım sırasındaki psikolojik zehirlenmesidir. Suçlayıcı bir dil, karşı tarafın analitik düşünme yetisini anında kapatır ve savunma mekanizmalarını devreye sokar. Böyle bir durumda mesajın ne kadar haklı veya mantıklı olduğunun hiçbir önemi kalmaz. Aktif dinleme ve Şiddetsiz İletişim (NVC - Nonviolent Communication) modeli, bu psikolojik bariyerleri aşarak, bilginin ve taleplerin karşı tarafa en saf, en az direnç görecek haliyle iletilmesini sağlayan bir protokoller bütünüdür.
Bu iletişim mühendisliği dört ardışık kademeden oluşur. İlk adım, duruma kişisel yorum katmadan, sanki bir kamera kaydı gibi objektif gözlem yapmaktır. İkinci adımda, bu gözlemin yarattığı duygu (kızgınlık, hayal kırıklığı) suçlama olmaksızın ifade edilir. Üçüncü aşamada, bu duygunun altındaki karşılanmamış evrensel ihtiyaç (güven, öngörülebilirlik) tespit edilir. Son olarak, karşı tarafın ne yapması gerektiği net, eyleme geçirilebilir ve olumlu bir rica olarak sunulur. Bu formül, "Sen hep hata yapıyorsun" suçlamasını, sistemin onarımına hizmet eden stratejik bir talebe dönüştürür.