Talebin Ritmine Göre Nefes Almak
Bir üretim veya bilgi işleme sistemini yönetmenin temel olarak iki yolu vardır: Müşterinin ne isteyeceğini tahmin edip sistemi buna göre zorlamak (İtme) veya müşterinin talebinin sistemin ritmini belirlemesine izin vermek (Çekme). Toyota Üretim Sistemi (TPS), mükemmelliğin anahtarını tahminden vazgeçip gerçeğe (müşteri talebine) reaksiyon vermekte bulmuştur.
İtme Sisteminin Kaosu (Push System)
Geleneksel şirketlerin neredeyse tamamı "İtme" (Push) mantığıyla çalışır. Bu sistem, merkezi bir planlama departmanının (genellikle ERP algoritmaları ve geçmiş satış verileri üzerinden) geleceği tahmin etmesiyle başlar. Verilen emirler doğrultusunda hammadde alınır, üretim başlar ve bitmiş ürünler depolara yığılır.
İtme sisteminin temel felsefesi "Makineler ve işçiler boş kalmasın"dır. Ancak bu sistemin devasa bir kör noktası vardır: Gelecek tahmin edilemez. Müşteri talep etmediği halde üretilen her şey, devasa bir israfa (Aşırı Üretim ve Stok) dönüşür. Sistem sürekli bir telaş içindedir. Hatalı tahminler yapıldığında acil siparişler için programlar altüst olur, "yangın söndürme" yöneticilerin birincil görevi haline gelir. İtme sistemi, bir fabrikayı veya ofisi devasa bir varsayım makinesine dönüştürür.
Çekme Sisteminin Ahengi (Pull System)
Çekme sistemi (Pull) ise süreci tamamen tersine çevirir. Üretim emri planlama departmanından değil, doğrudan müşteriden gelir. Tıpkı bir süpermarket rafı gibi çalışır: Müşteri raftan bir ürün aldığında, bu eylem doğrudan bir önceki aşamaya (depoya) "rafta boşalan yeri doldur" sinyali gönderir. Depo, boşalan yer için fabrikadan üretim talep eder. Fabrika ise ancak ve ancak depo kendisinden talep ettiğinde üretir.
Eğer müşteri bir şey talep etmiyorsa, sistem hiçbir şey üretmez. Durur. Çoğu yönetici için makinelerin ve işçilerin durması bir kabustur. Oysa TPS'te müşterinin parasını ödemediği bir şeyi üretmektense, sistemin durması çok daha kârlı ve sağlıklıdır.
Kontrolü Geri Almak
Çekme sistemine geçmek, sadece operasyonel bir taktik değil, psikolojik bir devrimdir.
- Merkezi planlamanın kibrini bırakıp, sahanın gerçeklerine boyun eğmeyi gerektirir.
- Kamçı Etkisi'ni (Bullwhip Effect) ortadan kaldırır. Çünkü her istasyon, sadece bir sonraki istasyonun (kendi iç müşterisinin) talep ettiğini, tam talep ettiği anda ve miktarda üretir.
- Sistemdeki aşırı stok yastıklarını ortadan kaldırdığı için, kalitesizlikleri ve darboğazları anında gün yüzüne çıkarır. Bu acı vericidir ama iyileşme (Kaizen) ancak sorunlar görünür olduğunda başlayabilir.
İtme sistemi varsayımlarla yönetilen bir kaostur; Çekme sistemi ise gerçeklikle yönetilen bir akıştır.