Makinelere İnsan Zekası Eklemek

Geleneksel otomasyon, bir makinenin insan gücüne ihtiyaç duymadan sürekli olarak çalışabilmesi üzerine kuruludur. Ancak bu kör bir üretimdir. Eğer makinenin içindeki bir matkap ucu kırılırsa, makine saatlerce bozuk parçalar üretmeye devam eder. Yüzlerce hatalı ürün çıkana kadar kimse sorunu fark etmez. Otomasyon, sadece işi hızlandırırken, kalitesizliği de hızlandırma riskini taşır.

Sakichi Toyoda'nın dokuma tezgahlarını icat ederken geliştirdiği "Jidoka" (Otonomasyon) kavramı ise bu körlüğü ortadan kaldırır. Jidoka, makinelere "insan zekası" eklemektir.

Picture 1

Makineye "Durmayı" Öğretmek

Otonomasyonun (Jidoka) temel felsefesi şudur: Makine, üretim yaparken aynı zamanda kendi işinin kalitesini denetleyebilmeli ve anormal bir durum (örneğin ipin kopması, parçanın sıkışması veya hatalı bir ölçüm) hissettiği anda otomatik olarak durmalıdır.

Bu neden devrimsel bir fikirdir?

Kalite Kontrol Departmanının İflası

Geleneksel şirketler, hataları yakalamak için üretim hattının sonuna kocaman bir "Kalite Kontrol (QC)" departmanı kurarlar. Ancak kalite kontrol, aslında değer katmayan bir işlemdir (İsraftır). Hata zaten yapılmıştır, para zaten harcanmıştır. QC departmanının yaptığı tek şey, çöpü müşteriye gitmeden önce ayıklamaktır.

Jidoka, kaliteyi sürecin sonuna değil, içine inşa etmeyi (Built-In Quality) hedefler. Amacımız hatalı ürünleri yakalayan iyi müfettişler yetiştirmek değil, makinenin hata yapmasını imkansız kılan mekanizmalar (donanımsal veya yazılımsal) tasarlamaktır.

Eğer süreciniz Jidoka prensipleriyle tasarlanmışsa, kalite kontrol departmanınızın tek işlevi sürecin hala Jidoka kurallarına uygun çalışıp çalışmadığını denetlemek (Audit) olur. Hataları ayıklamak makinelerin işidir, sorunları kökünden çözmek ise insanların.