Potansiyeli Açığa Çıkaran Usta Keski

Şirketlerin en büyük yanılgılarından biri, eğitim ve gelişim bütçelerini harcayarak insanları bir sınıfa doldurmak ve onlara Powerpoint sunumları izletmekle "gelişim" sağladıklarını sanmalarıdır. Gerçek gelişim, sahadaki krizlerin ortasında, ustanın çırağa "Bu durumda ne yapmalıyız?" diye sorduğu o okyanus derinliğindeki anlarda gerçekleşir.

Yalın düşüncede lider, problemleri çözen kişi değil; problemleri çözecek insanları yetiştiren (Problem Solvers) kişidir.

Picture 1

Cevapları Vermek vs Soruları Sormak

Yöneticiler, karşılarına bir sorunla gelen çalışana hemen "Şunu yap" diye kestirip atma (Talimat verme) eğilimindedir. Bu durum, yöneticinin egosunu okşasa da çalışanın beynini devre dışı bırakır. Çalışan, "Ben düşünmeyeyim, nasılsa patron cevabı biliyor" (Öğrenilmiş Çaresizlik) sendromuna girer.

Koçluk, çalışana hazır balık vermek yerine, onu balık tutmanın analitik sürecinden geçirmektir. Lider, cevabı bilse bile susar ve Sokratik sorular sorar:

Koçluk, yöneticinin "Kurtarıcı" (Hero) pelerinini çıkarıp, çalışanın zihinsel kapasitesini (Kaizen kaslarını) çalıştıran bir antrenöre dönüşmesidir.

Mentorluk: Geleceğin Liderlerini Klonlamak

Mentorluk, koçluğun bir adım ötesidir. Koçluk spesifik bir görevi veya problemi çözmeye odaklanırken, mentorluk çalışanın kariyerine ve vizyonuna odaklanır.

Harika bir Toyota veya GE (General Electric) fabrikasına girdiğinizde, yöneticilerin en büyük gurur kaynağının "ürettikleri ürünler" değil, "yetiştirdikleri diğer liderler" olduğunu görürsünüz. Bir liderin başarısı, emekli olduğunda veya işten ayrıldığında ardında bıraktığı boşlukla değil; onun yerine geçebilecek (halefiyet - succession) kaç tane donanımlı insan yetiştirdiğiyle ölçülür.

Liderlik, insanları kendine bağımlı kılmak değil, onlara bağımsız (Otonom) olabilecekleri kanatları vermektir.